24.03.2019 - Ziyagiller Köşkü'ne Hoşgeldiniz..

Mareşal Gazi Mustafa Kemal Paşa

  • 07 Temmuz 2016
  • 1.331 KEZ OKUNDU
Mareşal Gazi Mustafa Kemal Paşa

Ulusumuzun yüce önderi ve ordularımızın Başkomutanı Mustafa Kemal Paşa’ya (Atatürk), Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 19 Eylül 1921 günü kabul edilen bir kanunla “GAZİ” ünvanı ve “MÜŞİR” (Mareşal) rütbesi verilerek Mareşal Gazi Mustafa Kemal olmuştur.

Yurdumuzun düşman saldırılarına uğradığı karanlık günlerde Mareşal Gazi Mustafa Kemal, tasarladığı “Kurtuluş Savaşı”nı gerçekleştirmek için cephelerde şerefle kazandığı bütün rütbe ve sanları kendiliğinden silkeleyip atmıştı. Düşmanların buyruğu altına girmekten çekinmeyen bir padişahın generali olmaktansa “Milletin bir ferdi olarak” kalmayı daha üstün görmüştü. Bu düşünceyle bütün rütbelerinden sıyrılan Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı’nın en çetin günlerinde, rütbesiz bir Başkomutan olarak yalnız Türk Ulusu‘nun inanç ve güveninden kuvvet almıştı. Gerçekten de, O’nun hiçbir rütbe ve ünvana ihtiyacı yoktu. Mustafa Kemal adı, bütün Türk Ulusu’nun gönlünde en yüksek rütbelerin anlamıyla bayraklaşmış bulunuyordu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çıkardığı kanun, O’nun yüce kişiliğine yeni bir şey katmaktan çok, Türk Ulusu’nun güven ve bağlılığının bir işareti olması yönünden özel bir anlam taşır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce kendisine olağanüstü yetkiler verilen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa (Atatürk), Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa (Mareşal Fevzi Çakmak) ile birlikte Polatlı’da ki Batı cephesi karargahına giderek incelemelere başlamıştı.

[alert color=”orange”]Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) ile Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), Edirne ve Kozan milletvekilleri olarak Büyük Millet Meclisi Reisliğine telgrafla şu önergeyi göndermişlerdi:

“Bizzat muharebe meydanındaki tedabiriyle muzafferiyetin amir ve müessiri olmuş olan Başkumandan Mustafa Kemal Paşa’ya Müşirlik rütbesi ve Gazilik ünvanı tevcihini teklif ve istirham ederiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu teveccühünün milletimiz tarafından doğrudan doğruya bütün orduya müteveccih bir eseri takdir ve taltif olacağı kanaatinde bulunduğumuzu arzeyleriz.[/alert]

Bunu Okudunuz mu?  Sanatsal Pasta Modelleri Rus Şef'in Sanatı

Başkomutan, ordularımızın yerleştiği bölgede, Yunan’lıların yapması beklenen bir saldırısıyla ilgili planları hazırlamak istiyordu.

Büyük asker, Sakarya kıyılarında geçecek bu savaşta, hamlenin ordumuzda kalması esasını öngörüyordu. Kafası, bütün bu konuların çeşitli yönleriyle dolu bulunduğu bir sırada, Sakarya Nehri’nin kıyısında atına binerken ayağı kaydı ve yere düştü. Mustafa Kemal Paşa’nın göğsü kayalara çarpmış ve kaburga kemiklerinden birkaçı kırılmıştı. Bu ağır durum bile O büyük insanı görevinden uzaklaştıramadı. Vücudu sargılar içinde yüksek savaş planlarını sonuçlandırdı.

Sakarya Meydan Savaşı (23 Ağustos – 13 Eylül 1921) boyunca büyük Başkomutan bu ağır yaralı durumuyla savaşı bir tren vagonundan sökülüp getirilen koltuk üzerinde yönetti. Yüz kilometrelik bir alan üzerinde geçen ve geceli gündüzlü yirmi bir gün süren Sakarya Meydan Savaşı’nı, vücudu ağrılar içinde ve sargılarla sarılı olarak insanüstü bir güç sarfederek başarıya ulaştırdı.

Sakarya Meydan Savaşı’nda sağlanan zaferin sevinci, bir anda bütün yurdu kaplamıştı. Yedisinden yetmişine kadar her Türk, bir bayram havası içinde yaşıyor, orduya ve onun eşsiz Başkomutanına sonsuz bağlılık gösterileri yapılıyordu. İşte, yurdun bu büyük sevinç içinde bulunduğu günlerde, Mustafa Kemal Paşa’nın iki ünlü silah arkadaşı İsmet ve Fevzi Paşalar, Türkiye Büyük Millet Meclisi‘ne telgrafla gönderdikleri bir önerge ile muzaffer Başkomutan’a “Gazi” ünvanı ve “Müşir” (Mareşal) rütbesi verilmesini teklif ettiler. Bu iki değerli generalden birisi Batı Cephesi Komutanı ve aynı zamanda Edirne milletvekili, öbürü de Genelkurmay Başkanı ve Kozan milletvekili idi. Bütün yurttaşlar gibi Büyük Millet Meclisi üyeleri de, Sakarya zaferinin içindeydiler. Generallerin telgrafı Başkan tarafından okunduğu zaman bütün milletvekilleri teklifi alkışlarla karşıladılar.

Bu alkış, teklifin ne derece yerinde olduğunun açık bir işaretiydi. O güne kadar çeşitli fırsatlarla Mustafa Kemal Paşa’ya karşıt bir tutum ve davranışta olanlar bile Meclisin bu eğilimine katılmaktan geri kalmadılar. Yapılan oylama sonunda Türk orduları Başkomutanı’na oy birliğiyle “Gazi” ünvanı ve “Müşir” (Mareşal) rütbesi verildiği açıklandı. Kanunun kabul edilmesi de milletvekillerinin coşkun alkışlarıyla karşılandı.

Bunu Okudunuz mu?  Mamma Mia!

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce kendisine verilen ünvan ve rütbe üzerine Mareşal Gazi Mustafa Kemal’in verdiği cevap son derece değerli bir belgedir. Büyük asker, her hizmetinde olduğu gibi, Sakarya Zaferi’ni de bütünüyle Türk Ulusu’nun ve Türk Ordusu’nun şanlı bir eseri olarak görüyordu. Gerçekten de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce çıkarılan kanun, O’nun savaş alanlarında şan ve şerefle kazandığı ünvanı ve rütbeyi yalnızca belgelendiriyor, tarihe malediyordu.

(Müşir) Mareşal Gazi Mustafa Kemal’in Mesajı

[alert color=”blue”]Bu defa Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin hakkımda yeni bir rütbe ve Gazi ünvanıyla tecelli eden iltifat ve tevcihi doğrudan doğruya size racidir. Milletin verdiği bu rütbe ile yükselen Ordu, en şerefli ve en ulu bir gaza ile mümtaz olan yine Ordudur. Sizin kahramanlığınızla, sizin gösterdiğiniz nihayetsiz fedakarlıklar pahasına kazanılan büyük muzafferiyetin millet tarafından takdirine delalet eden bu ünvanı ve rütbeyi ancak size izafe ederek bütün askerlik hayatımın en büyük sermaye-i iftiharı olarak taşıyacağım. Cenab-ı Hak, giriştiğimiz kurtuluş mücadelesinde şerefli silah arkadaşlarıma kendilerini temyiz eden asaletin, civanmertliğin, kahramanlığın hakkı olan kati halası da nasib etsin.[/alert]

Düşmanların baskısına boyun eğerek Mustafa Kemal Paşa’nın rütbe ve nişanlarını kaldıran padişah karşısında, Türk Ulusu, kendi bağrından kopan büyük vatan evladına ünvanların ve rütbelerin en yücesini vermişti.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ