17.08.2017 - Ziyagiller Köşkü'ne Hoşgeldiniz..

Hayvanların Kış Uykusu

Hayvanların Kış Uykusu

Dünyanın bir çok bölgelerinde, kış mevsimi başlangıcında, milyonlarca hayvana garip bir uyuşukluk çöker ve bunlar dinlenmeye çekilirler. Bazı hayvanların bu özel durumuna hayvanların kış uykusu denir.

Hayvanların kış uykusu, bu soğuk ve karlı mevsimde, yiyecek bulma zorluğuyla karşılaşan hayvanların açlığa dayanabilmelerini sağlar.

Genellikle, kış uykusuna yatan hayvanlar, her taraf kar altında kaldığı sürece besinlerini bulmaktan yoksun olanlar, önceden tohum, meyve kurusu, ot gibi durmakla bozulmayacak besin maddelerini toprak altındaki yuvalarında veya ağaç kovuklarında depo ederek saklamasını bilmeyenlerdir.

Hayvanların kış uykuları, cinslerine göre değişik özellikler gösterir. Genel olarak; ayı, porsuk, sincap ve köstebek gibi hayvanlar için kış uykusu sadece derin ve uzun bir uykudur. Özel olarak, bazı memelilerin (dağ sıçanı, kirpi, tarla sıçanı, yarasa gibi) vücutlarında değişmeler olur.

Yiyecek Azalınca – Kirpiler

kirpiler

Kış geldiği zaman pek çok hayvan gibi kirpinin de keyfi kaçar. Vücudunu örten sivri dikenler kirpiyi düşmanlarına karşı çok iyi korursa da, havalar soğuyunca iş değişir, dikenler hayvanı soğuğa karşı koruyamaz olur. Bunun için kirpinin çok yemesi ve üşümemesi gerekir. Ama ne var ki kirpi; böcek yiyerek beslenen bir hayvandır. Her yer donmuş olduğundan ortalıkta yenebilecek bir böcekte bulamaz. Zavallı kirpi, yapacak başka bir çare kalmadığını görünce yuvasına girerek tortop olur, derin bir uykuya dalar.

Tabiat, kirpiyi o biçimde yaratmıştır ki, hayvanın ısısı 10 derece ise, kirpinin vücudu 11 derece olur. Eğer hava 5 dereceden daha da soğursa kirpinin vücut ısısı olduğu yerde kalır. Yoksa hayvanın donup gitmesi içten bile değildir. Havaların ısınmaya başlamasıyla beraber kirpi de kendine gelir, derin uykusundan uyanır. Açlıktan zayıflamıştır. Tembellik ve uyuşukluğu birden üzerinden atamaz. Yiyecek bulup karnını doyurmaya başladıktan kısa bir süre sonra eski ağırlığını ve kuvvetini bulur. Normal hayatına döner.

Örnek Bir Yatakhane – Dağ Sıçanları

Dağ sıçanları ise, kışı, toprağın 2-3 metre derinliğinde açtıkları çukurlarda, on-onbeş tanesi birarada uyuyarak geçirirler. Bu yatakhaneyi yazdan hazırlamışlar, altını da samanla döşemişlerdir. Kış uykusuna yatan bir dağ sıçanının kalbi o kadar yavaş ve hafif atar ki farkedilmez bile… Yazın bir günde 36.000 kere soluk alıp vermesine karşılık, kışın ancak onbeş günde 36.000 kere soluk alıp verir. Yazın vücut ısısı 36 derecedir. Kış mevsiminde ise, 10 hatta 5 dereceye bile iner. Uykuya yattığı zaman vücudu çok besilidir. Yaz başında, uyandığında tanınmayacak kadar zayıflamıştır. Kışın besin maddesi bulamadığı için, yazdan vücuduna depo ettiği fazla yağları harcar. Bunun için hayvanlar kış uykusuna yatmadan önce ellerinden geldiği kadar çok şişmanlamaya çalışırlar.

Garip Bir Yaratık – Yarasalar

yarasalar

Yarasalar kadar ilgi çekici bir yaratık daha yoktur diye söylense doğru olur. Kanatları olmasına, gayet iyi uçmasına rağmen aslında memeliler sınıfından olan yarasa soğuğa çok dayanıklıdır. Gündüzleri bir ağaç kovuğu ya da kayalıkların arasında yarı ölü bir durumda uyuyan yarasa, akşam olunca uyanır. Yakaladığı böceklerle karnını doyurur. Kış mevsiminde yarasa da uzun bir kış uykusuna yatar. Kanının ısısı -2 dereceye inse bile vücudu donmaz, uykusuna devam eder. Yarasa, uyku sırasında sıfırın altındaki soğuğa dayanabilen biricik memeli hayvandır.

Isı, ışık, değme ve ses etkisiyle çok çabuk uyanan yarasa, uzun kış uykusu süresinde kendisini tehlikelere karşı kolayca koruyabilir. Uykusunda aldığı başaşağı durum çok ilgi çekicidir. Başaşağı durmakla hiçbir zaman yorulmaz. Ayak parmaklarındaki kaslar vücudunun ağırlığıyla kendiliğinden sıkışır.

Yedi Uyuklayan – Fareler

fareler

Fındık faresine eş türden bir fare olan yedi uyuklayan, hayvanlar aleminin en uykucusudur. Kış uykusuna yatarken tostoparlak olur. Top atılsa da uynamaz. Yedi uyuklayan, yaz sonuna doğru bütün gücüyle çalışmaya, besin toplamaya başlar. Ağaç kovuğundaki yuvasına meşe palamudu, ceviz ve kozalak tohumlarını çok sayıda depo eder. Toplayıp depo ettiği bu besinleri, Nisan ayında uyandığı zaman yer.

Az Yemek, Çok Uyku – Sincaplar

sincaplar

Sincaplar aylarca süren uzun kış uykusuna yatmazlar. Fındık, fıstık, ceviz gibi bitkisel besinlerle karnını doyurduğu için sincabın yiyecek bulma şansı öteki hayvanlarınkinden daha çoktur. Sabahları yuvasından çıkar, bulabildiği kadar yiyeceği midesine indirdikten sonra acele yuvasına döner, hemen uyumaya çalışır. Kış mevsiminde sincaplar fazla hareket edip kuvvet kaybetmekten çok korkarlar. Çünkü kaybettikleri enerjiyi kazanmaları için çok yemeleri gerekir. Yiyecek ise kışın kolay kolay bulunmaz.

Otuzu Bir Yatakta – Yılanlar

yılanların kış uykusu

Soğuk günlerin gelmesi yılanların keyfini kaçırır. Engerek yılanlarının yirmisi otuzu bir arada, toprağın altındaki çukurlarda, yılanlar birbirlerine sarılarak uykuya dalarlar.

Kertenkele, kışın toprağın içindeki oyuklara saklanır. Ama havalar çok soğumadıkça uykuya dalmaz.

Kurbağalar, su birikintilerinin, göllerin kıyılarındaki çamurlara gömülüp kış uykusuna yatarlar. Sıcak ülkelerdeki kurbağalar kışı uykuya yatmadan da kolayca geçirebilirler.

Perdesini kapayan Salyangoz kış uykusuna yatmadan önce taş diplerinde kendine güvenli bir yer bulur. Sonra kabuğunun ağzını perde gibi bir organla kapar.

Yeşil sazan balığı da suyun dibine gömülerek baharla beraber suların ısınmasını bekler.

Print Friendly, PDF & Email
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ