17.03.2019 - Ziyagiller Köşkü'ne Hoşgeldiniz..

Gypset Stili Sonsuza Dek

  • 25 Kasım 2015
  • 983 KEZ OKUNDU
Gypset Stili Sonsuza Dek

Çingenelerin kayıtsız özgürlüklerini, sofistike jet set hızıyla birleştiren Gypset stili bir yaşam tarzı sonsuza dek..

Bu yarı göçebelere ait çadırın bile son derece lüks bir Penthouse‘dan daha Gypset stili sahibi olabileceği hiç şüphe götürmez.

Bu tanım ve hareketin adı aslında ilk kitabını 2009 yılında yayınlayan Julia Chaplin tarafından yazıldı. Assouline Türkiye‘nin hayata geçirdiği üçlemenin yazarı: “Gypset Style‘da tanımın karşıt kültürlerdeki yerini tarif ettim. İkinci kitap Gypset Travel‘da ise onların takımadaları olarak düşünmeyi sevdiğim hareketin dünya üzerinde tutunduğu pastoral yerleşimleri keşfettim. Gypset Living ise nerede olduklarını ya da geçiciliklerini bir kenara bırakarak, eşsiz yaşam tarzları ve aslında nasıl yaşadıklarını anlatıyor” diyor.

gypset stili çadır

Gypset’ler tanım olarak yarı göçebeler. Bu yüzden çiftlikleri geçici ve portatif. Ama bir çadır ya da çatı katı dairesinin, ‘Roman Palazzo‘dan daha stil sahibi olabileceğinikeşfedebilirsiniz.

Ultra lüks içinde yaşayan ünlüler bile çadırdan bir barınağın içinde yanlarına aldıkları kıymetli eşyalarıyla daha mutlu yaşıyorlar. Onlar her zaman diğer göçebe arkadaşlarını ağırlamak için geniş alanları olmasına özen gösteriyorlar.

Sosyal çevrelerinde deneysellik ve lüks aynı anlamlara denk geliyor. Tabii bu durum tamamen lüksü nasıl tanımladığınıza bağlı. Onlar kendi hayat tarzlarını bohemin lüksü olarak görüyorlar ve bu konuda yalnız değiller. 1960’lar ve 70’lerde İtalyan mimar ve tasarımcılar güzel mobilyalar yapabilecek teknik uzmanlığa sahip olsalarda aynı zamanda toplumsal normları da sorgulamak istediler.

Mario Bellini, büyük grupların oturmasına uygun, onların birbirleriyle etkileşimlerini teşvik eden kanepelerle bu akımın öncüsü oldu. Bir arabanın iç tasarımını yapması istendiğinde ise uzun yolculuklar için mükemmel olan bir sürü sünger yastıkla dolu Kar-A-Sutra‘yı yaptı!

Bunu Okudunuz mu?  Hybre Mimarlık Modern İki Katlı Ev

Diğer taraftan hippiler, benzer bir fikirle özgürlük üzerine oynamalar yaptılar fakat onlarınki daha yerel ve zanaat odaklıydı. El yapımı ahşap çadırlarda, karavanlarda yaşayarak, tepelerin üstünde meditasyon yaparak deneysel yaklaşımlarını kurdular. Bu farklı tarihi tutumlar şu an global bir gypstream’de (stream/akıntı ile kelime oyunu yapılmış) beraber akıyorlar.

Batının Pastoral Lüksünü Yansıtan Kabile Kültürü Gypset için İlham Kaynağı

gypset stili göçebelik

Göçebe yaşam tarzı ve kabile kültürü Gypset için büyük bir ilham kaynağı. Berberiler’in sadece bir iki halı, deri puflar ve tepsiler gibi temel malzemeleri içeren listeleri gibi. Evlerinde her şey portatif. Bunun yanı sıra eşyaların yere yakınlığı toplulukları ve dünyaya yakınlık olgusunu besliyor. Bir nevi İtalyan tasarımcıların konseptini hippilerin füzyonu ile harmanlayan enlemsel bir yaşam biçimi.

Peki tüm bunlar, bu yaşam tarzları kişisel birer ütopya mı?

Ütopya hayali bir mekandan ibaret. Fakat bunun kişiselleşmesine izin verirseniz bu hem bir mekan hemde ruhsal bir duruma dönüşüyor. Ütopyalar statüskoyu sorgulayan bireysel yaşam deneyleri aslında. Dünyayı daha iyi bir yer yapıp yapmadıkları çok da önemli değil. Yaşamak, kavramsal olmak işin en önemli olan tarafı.

gypset style

“Örneğin; Kipahulu, Hawaii’de bütün dükkanların sadece yol kenarındaki küçük meyve sebze standları ve nadiren gelen yemek kamyonlarının olduğu aktivist bir tarım topluluğu vardı. O sırada yanımda olan fotoğrafçı Brian Hodges ile birlikte onları görür görmez aralarına girdik. Jeanne Angelheart diye bir kadının çiftliğine davet edildik. Orada el yapımı bir sauna ve havuz, bambu kulübeler, harika düzenlenmiş sebze bahçeleri ve gizli bir plaj vardı. Biri kişisel üyopya mı demişti? Birde buraya göz atın derim” diyor Julia Chaplin.

Bir benzerini Moğolistan’ın içlerindeki Alman expat Christopher Giercke ve Moğol eşi Enkhe tarafından işletilen Genghis Khan Polo kulübü içinde geçerliydi. Birçok çadır ve birkaç polo sahası, pastoral göçebeliğin batının lüksüyle buluştuğu bir dağ sırtında düzenlenmişti.

Bunu Okudunuz mu?  Garip Oda Tasarımları Aklınızı Başınızdan Alacak!

Hermes’e kaşmir tedarik eden Christopher misafirlerini içinde Japon usülü banyoların olduğu yerlere yerleştiriyor. Ubud, Bali’de ise genç bir çevre aktivisti olan Elora Handy ile tanışmış yazar. Elora sürdürülebilirliği korumak adına hayalleriyle süslediği heykeller yapıyormuş.

“Müzik grubu Wild Belle ise sürekli turda olan çağdaş göçebelerden oluşuyordu. Konserleri neredeyse çiftlikleri oradaydı. Müzik onların mimarisi olduğu için Brezilya’dan Jamaika’ya, Tuscon’da Arizona’ya kadar heryerde evlerinde gibi hissediyorlardı” diyor.

Kaynak: Alldecor / 2015-08 / Sayı: 58

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ